Bayrama ve bahara hasret bir toplum…
Demokrasi mücadelesi verdiğimiz, sokaklara dökülüp bizim
olanı geri almaya çalıştığımız bugünlerde bırakın bayram kutlamasını, uyku
uyuyacak bile mecalimiz kalmadı.
Bu haykırışımız, demokrasiye olan açlığımızdandır. Bayramı
yüreğimizde sevinçten çok hüzünle karşılıyoruz. Bayram toplumumuz için yalnızca
takvim yapraklarının gösterdiği bir gün değil, huzurun, kardeşliğin,
beraberliğin, umutların yeşerdiği bir zamandır. Ülkemizde adalete ve
demokrasiye gölge düşürüldüğü bugünlerde ne yazık ki bayram coşkusundan söz
etmek mümkün değildir.
Seçilmiş belediye başkanlarının iradesi hiçe sayılırken, yurttaşlarımız baskı ve adaletsizlikle mücadele etmek zorunda bırakılırken, ekonomik sıkıntılar her geçen gün derinleşirken, bayramın bizlere sunduğu mutluluk duygusu eksiktir. Oysa bir milletin gerçek bayramı, hukukun üstün geldiği, demokrasinin ve insan haklarının korunduğu yarınlardadır.
Bizler, ülkemizi gerçek anlamda bayrama kavuşturacak olanın yalnızca takvimler değil, eşitlik ve özgürlük adına atılacak adımlar olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bir kez daha hatırlatmak isteriz ki:
• Adaletin olmadığı bir düzende,
hiçbir zafer gerçek bir kazanım değildir.
• Demokrasi talep eden insanların
karşılaştığı şiddet, yalnızca bedenlerde değil, toplumun vicdanında da derin
yaralar açmaktadır.
• Huzur ve barış içinde kutlanacak
bayramlar, ancak herkes için eşit hakların sağlandığı bir ülkede mümkün
olabilir.
Tüm bunlara rağmen, bayramlar bizim umudumuzdur. Bugün zor günlerden geçsek de biliyoruz ki halkımızın birlikteliği, inancı ve mücadele azmi, gelecekte adaletin ve demokrasinin egemen olduğu gerçek bayramları getirecektir.
Bu inançla, bu umutla, tüm halkımızın bayramını en içten dileklerimizle kutluyoruz.