İş bırakma eylemlerinden sonra aile hekimlerine uygulanan yaptırımları eleştiren Genel Sağlık İş-Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, “İş bırakma eylemlerinin, sendikal faaliyette bulunma özgürlüğü kapsamında olduğuna inanıyoruz. Bu inancımız devam ettiği sürece tüm sağlık emekçilerine karşı uygulanacak olan yaptırımların karşısında durmaya devam edeceğiz” dedi.
Aile hekimleri 'eziyet yönetmeliği' olarak
isimlendirdikleri “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nde
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”e karşı geçen yılın kasım, aralık ve
ocak aylarında iş bırakma eylemi yapmış, eylemlerin
sonucunda hekimlere disiplin cezaları verildiği ve maaş kesintileri uygulandığı
ortaya çıkmıştı. Sağlık emekçileri; aile hekimlerinden ortalama 12 bin lira,
aile sağlığı çalışanlarından ise 6 bin lira civarı bir maaş kesintisi
yapıldığını açıklamıştı. Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur yeniden
gündeme gelen konuya ilişkin Cumhuriyet’e açıklamalarda bulundu.
‘MADDİ YAPTIRIMLARA BAŞVURULMAKTADIR’
Sağlık emekçilerinin; maddi mağduriyetlerinin giderilmemesi,
sağlıkta şiddete kesin ve etkili bir çözüm bulunmaması, özlük haklarının
iyileştirilmemesi gibi birçok nedenle, yıllardır hak mücadelesi verdiklerini
anımsatan Uğur, “Biz de Genel Sağlık-İş olarak üyelerimizin ve tüm sağlık
emekçilerinin menfaatlerini ilgilendiren konularda, gerek üyelerimizi
ilgilendiren bireysel meselelerde; gerekse de, tüm sağlık emekçilerinin
dertlerine deva olabilecek şekilde kitlesel meselelerde hukuki olarak
sorunların çözülmesi için büyük bir hukuk mücadelesi vermekteyiz.
Sağlık emekçilerinin, ekonomik, sosyal, kültürel, mesleki,
sendikal, hukuksal ve özlük hak ve çıkarlarını korumak üzere, Sendikamız Genel
Sağlık-İş de, iş bırakma kararları almaktadır. Fakat idare, sağlık
emekçilerinin, hak arayış ve mücadelesinde iş bırakma eylemlerine katılmasını
dahi hassasiyetle karşılamamakta, iş bırakma eylemine katılan sağlık emekçileri
hakkında disiplin yaptırımları uygulamakta ve yine “yaptırım niteliğinde olan”
maaştan, cari gider ödeneğinden, teşvik ödemesinden kesme gibi maddi yaptırımlara
başvurmaktadır” diye konuştu.
‘HUKUKA VE YASAYA AÇIKÇA AYKIRI’
İş bırakma eylemleri karşısında tesis edilen tüm
yaptırımların, hukuka ve yasaya açıkça aykırı olduğunu belirten Uğur, “Daha
önceki ve son dönemdeki iş bırakma eylemlerine katılım gösteren, üyelerimiz de
dahil sağlık emekçileri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (DMK) 125/A
maddesinin “a” bendinde düzenlenen “verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında
yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine
getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması
ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak” şeklindeki fiil
doğrultusunda “uyarma” cezasıyla cezalandırılmaktalar; bazı durumlarda ise,
yine aynı Kanunun 125/B maddesinin “a” bendinde düzenlenen “verilen emir ve
görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca
belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge,
araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak”
fiili doğrultusunda “kınama” cezası gibi ağır bir yaptırımla dahi
cezalandırılmaktadırlar.
HABER LİNKİ: https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/aile-hekimlerine-is-birakma-yaptirimi-2310400